YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2760
KARAR NO : 2006/5187
KARAR TARİHİ : 11.05.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlu şirkete ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalı bankanın rehin alacağından daha fazla bir meblağın kendisine ödendiğini, fazla kısmın müvekkiline isabet ettirilmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dışı borçluya kullandırılan araç kredisinden doğan alacağın tahsili için takibe giriştiklerini 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek 5 ve 15/10 ncu maddeleri uyarınca alacaklarının imtiyazlı olduğunu, hacizlerinin beş yılda düşeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın haciz tarihinin daha önce olduğu, davalı bankanın alacağının imtiyazlı olmadığı gerekçesiyle davalı lehine tesis edilen rehin tutarı 3.961.727.379,-TL.nin davalıya, arta kalan satış bedelinin davacıya ödenecek şekilde sıra cetveli tanzimine karar verilmiş; hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 45 nci maddesi engeli nedeniyle davalı banka ancak rehni aşan alacağı yönünden ilamsız takip yapabilir. Rehinle temin edilen alacağın takibe gerek kalmadan öncelikli olarak ödeneceği aynı yasanın 206 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğidir. Bu durumda rehinden arta kalan alacak yönünden haciz tarihleri gözetildiğinde Bankalar Kanunu’nun Ek 5 nci maddesi atfı uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I nci maddesine göre davalı banka, kendinden önceki davacı … AŞ.nin haczine iştirak edebileceğinden, artan paranın taraflar arasında garameten paylaştırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 11.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.