YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3093
KARAR NO : 2006/8437
KARAR TARİHİ : 18.09.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, keşidecisi dava dışı 3.Şahıs olan 21.9.2003 keşide tarihli, 2.000.000.000.TL.bedelli çekte müvekkilinin cirosu olmamasına ve imzanın da sahte atılmasına rağmen, çek bedelinin tehdit ve baskı altında davalıya ödenerek çekin alındığını, haksız yapılan ödemenin tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların mesnetsiz olduğunu, cirantanın kendisinden sonraki cirantadan ödeme talep edemeyeceğini, alacağı ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacıya borçlu bulunmadıklarını, davacının müvekkilinden aldığı mala karşılık dava konusu çeki verdiğini, çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkarak davacıya geçtiğini ve çeke ilişkin tahsilat da yapılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, çek aslının davacı tarafça ibraz edilmesinin davacı tarafından ödendiğine karine teşkil ettiği, çekteki davacı adı altındaki ciranta imzasının davacı eli ürünü olmadığı, ancak davalı hamilin önceki cirantaların imzalarının kendilerine ait olup olmadığını araştırmakla mükellef olmadığı, davacı cirantanın kendisinden sonra gelen cirantaya rücu edemeyeceği çek bedelinin baskı ve tehdit altında ödendiği iddiasının da ispatlanamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığını iddia etmiş ve bu iddiasını dosyaya sunulan, Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporuyla kanıtlamıştır. sahtelik iddiası mutlak def’ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilir. Bu durumda davacının çek bedeli ile sorumlu tutulması doğru değildir.Mahkemece, belirtilen yönler gözetilmeksizin yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 18.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.