YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3165
KARAR NO : 2006/10021
KARAR TARİHİ : 20.10.2006
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak yapılan 1.7.2002 tanzim 30.9.2002 vade tarihli 3.500.000.000.TL. bedelli bonodaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, belirterek bono nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin senedi ciro yoluyla devralan iyiniyetli hamil olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip ve dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporu ile anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle kredi alacağı nedeniyle ciro yoluyla bonoyu devralan davalı bankanın takipte haksız ve kötüniyetli olduğu kabul edilmeyerek tazminatla sorumlu tutulmamasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davanın kabulüne karar verildiğine göre davacının harçla sorumlu tutulamayacağı ve peşin alınan harcın iadesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde harçla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.