YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/331
KARAR NO : 2006/7324
KARAR TARİHİ : 05.07.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankaca müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak umumi taahhütnamede kredi miktarları önceden boş olmasına rağmen sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin limiti belli bir müteselsil kefaletinin söz konusu olmadığını müvekkilinin asıl borçlu …’ın 1993 yılında 300.000.000.TL’lık borcuna kefil olmuş iken ve kefalet yenilemesi söz konusu olmadığı halde tarihsiz kredi sözleşmesinin banka kayıtlarına aykırı olarak doldurulduğunu belirterek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, yargılama aşamasında davayı istirdat davasına dönüştürerek ödenen 1.427.134.473.TL’nın yasal faizi ile birlikte istirdadını istemiştir.
Davalı vekili, umumi kredi taahhütnamesine istinaden dava dışı ….ın lehine kullandırılan kredinin ödenmemesi nedeniyle davacının kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davacının kredi sözleşmesi ve kredi artırım taahhütlerinde imzasının bulunduğu, kefalet limitinin kredi tutarı olan 5000 YTL kadar olduğu, kat edilen hesabın ihtarı tebliğ edilmediğinden davacının ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine geçildiği tarihte temerrüde düştüğü gerekçesiyle temerrüt tarihindeki sorumlu olduğu miktar nazara alınarak yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı müteselsil kefilin kredi sözleşmesinde imzasının bulunmasına, anılan sözleşmeden kredi limitlerinin ve artırımın açık bir şekilde gösterilmiş olmasına, kredi limitinin kefalet limiti olarak hesaplamaya esas alınmasında davacı kefilin yapılan takip ile temerrüde düştüğünün kabulünde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 5.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.