Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/3453 E. 2006/11147 K. 24.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3453
KARAR NO : 2006/11147
KARAR TARİHİ : 24.11.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, diğer davalının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, takibin mükerrer olduğunu, davacı ile dava dışı 3.şahıslar arasında yapılan protokol ile takibe konu borcun dava dışı 3.şahıslar tarafından ödenmesinin üstlenildiğini, bu nedenle davacıya borçlu bulunmadıklarını bildirerek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre takipten sonra ve davadan önce yapılan 8.8.2001 tarihli protokol ile dava dışı borçlular …, …, … ve … ‘na BK.’nun 174.maddesi gereğince davalıların borçlarının nakledildiği, borcun nakli ile borçlu değişerek ilk borçlunun borçtan kurtulduğu, belirtilen protokolde ek olarak imzalanan 5.11.2001, 9.5.2002, 23.12.2002 tarihli ek protokoller ile protokol borçlularınca davacı tarafa ödemeler yapıldığı, davacının şayet protokol kapsamında bir alacağı mevcut ise bu alacağını protokol borçlularından talep etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, davacı tazminattan istisna olduğundan davalılar lehine tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme hükmü davalılar vekiline 1.3.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.’nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 17.03.2006 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı içtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.