Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/3599 E. 2006/10632 K. 13.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3599
KARAR NO : 2006/10632
KARAR TARİHİ : 13.11.2006

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacı …’nın davalıdan bilgisayar parçası alıp, borcunu ödediğini,…nın davalıyla tanıştırdığı kişinin borcunu ödememesi üzerine davalının müvekkili …’yı sorumlu tutarak tehdit ettiğini, diğer davacı …’nın ise davacı …nın annesi olup, konuyla ilgili görüşmek üzere davalının işyerine gittiğinde müvekkili …’dan zorla 3.000.00 YTL bedelli çek alındığını, … ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığını, çekte davacı …’nın da temlik cirosunun olmadığını, kaldı ki davalının düzenlediği faturalarda malları…’ya teslim etmediğini belirterek, davacı …’nın davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı … yönünden ise çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tehdit ve ikrah iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin davacı İsa ile açık hesap usulü çalıştığını, İsa’nın borçları için annesi … tarafından dava konusu çekin verildiğini, çekin bedelsiz kaldığı iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, çekin keşide edilmesinden sonra, takibin başladığı güne kadar davacı yanın sessiz kalmalarının, iddiaların asılsız olduğunu gösterdiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı…’nın kendisine mal teslim edilmediğini iddia ettiği, bu durumda davalının mal teslimini yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, ancak kanıtlayamadığı, buna göre çekte faturaya konu malların davac…tarafından teslim alınmadığından davacı …nın davalıya borcunun bulunmadığı, davalı tarafından ise çekin davacı …’nın borcuna karşılık verildiğinin ileri sürülmesi karşısında, çek vermenin hukuki konusunun da ortadan kalktığı, davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacı…’ın davalıya borçlu olmadığının tespitine, bedelsiz kalan çekin iptaline, takibe konu alacağın %40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup, bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Buna göre ispat yükü çekin bedelsizliğini iddia eden davacı yandadır.
Mahkemece ispat külfetinin yanılgılı gerekçelerle davalıda olduğu kabul edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan davacılardan …’nın çekte sıfatı olmadığı ve aleyhine takip de yapılmadığı bu itibarla dava açmakta aktif dava ehliyeti ve hukuki yararının da bulunmadığının gözetilmemesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 13.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.