Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/3904 E. 2006/9811 K. 16.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3904
KARAR NO : 2006/9811
KARAR TARİHİ : 16.10.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin asıl borçlu dava dışı … lehine teminat ipoteği verdiğini, müvekkilinin alacaklı davacıya 13.7.2001 tarihli noterden ihtarname göndererek ipotek sorumluluğunun sona erdiğini, 3 gün içinde varsa borç miktarının bildirilmesini, aksi halde sonraki borçlanmalardan sorumlulukları olmayacağını bildirdiklerini, davacının bu ihtara cevap vermediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, icra takibinin 11.459.323.000.TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 3.282.441.760.TL’ye icra takip tarihinden itibaren faiz oranı %50’yi geçmemek kaydıyla değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına %40 icra inkar tazminatı tutarı 4.583.73 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı , dava dışı …’in bayilik sözleşmesinden kaynaklanan borcu için davacıya taşınmazını ipotek vermiştir. Başka bir ifade ile davalı borçtan şahsen sorumlu değildir. Türk Medeni Kanununun 887.maddesi uyarınca “ipotekli taşınmaz maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır”. Anılan yasa hükmüne göre takipten önce davalıya ihbarda bulunulduğuna dair bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmamıştır.Mahkemece anılan yasa hükmü gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 16.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.