YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4190
KARAR NO : 2006/9288
KARAR TARİHİ : 06.10.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davalı şirketin bayisi olan müvekkilinin bayiliğinin davalı tarafından sona erdirildiğini bayiliğin devamı sırasında talep üzerine her biri 3.000.000.000.TL: bedelli iki adet teminat mektubunu davalıya verip, gayrimenkulünü ipotek ettiğini müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığı halde teminat mektupları miktarı kadar davalının fatura keserek teminatları çözmek istediğini iddia ederek teminat mektupları üzerine tedbir konularak 26.12.2002 tarihli faturadan dolayı borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında müvekkilinin davacıdan 6.000.000.000.TL. olacağı bulunduğunu müvekkili şirketin düzenleyip, davacıya tebliğ ettiği faturaya yasal süre içinde itiraz edilmediğini aynı konuda açılmış dava bulunduğunu, davacının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı için bayiliğinin iptal edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının tanzim ederek davacı şirkete gönderdiği 26.11.2002 tarihli 6 milyar lira tutarlı faturanın zararın tazmin bedeli olarak kesildiği söz konusu faturanın davalıya iade edildiği, herhangi bir mal alım satımına ilişkin olmayan faturanın neye göre tanzim edildiğinin belli olmayıp davacı tarafından itiraza uğramış olması nedeniyle davalının herhangi bir zararı sözkonusu ise bunu tesbit ettirip tahsil imkanı bulunduğundan tacir iki taraf arasında herhangi bir mal alım satımına ilişkin olmayan ve nedeni belirlenemeyen faturadan dolayı davacının borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamın dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, 6.000.000.000.TL. lık faturadan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitini talep etmiş olup, harca esas değer 6.000.000.000.TL dır ve yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 720.000.000.TL. davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekmişse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 5.parağrafının 2.satırında yer alan “2.960.000.000.TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “720.000.000.TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.