YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/430
KARAR NO : 2006/5781
KARAR TARİHİ : 30.05.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı … yönünden başvuruya bırakılmasına diğer davalılar yönünden kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar … ile … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, satış noktası sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davalı … davacı şirket ile sözleşme imzalanmadığını, yalnıza birahanenin mülkiyeti kendisine ait olduğundan husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …’da davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … duruşmalara katılmadığı gibi, cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece davalı … ile ilgili davanın başvuruya bırakılmasına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne,10.000 ABD dolarının ve 4.905.000.000.TL karşılıksız yatırım bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık satış noktası sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Anılan sözleşme davacı ile davalılardan … arasında akdedilmiştir.
Her ne kadar davalı … sözleşmeyi diğer davalı … adına imzaladığından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle hükmü temyiz etmiş ise de, sözleşmeyi vekil ya da temsilci sıfatı ile imzaladığına ilişkin bir açıklamaya rastlanılamamıştır.
Borçlar Kanununun 32/2.maddesi uyarınca akdi yapar iken mümessil sıfatını bildirmediği takdirde akdin alacak ve borçları kendisine ait olur. Şu kadar ki, kendisi ile akdi yapan kimse bir temsil münasebeti mevcut olduğunu halden istidlal eder yahut bunlardan biri veya diğeri ile akit icrası kendisince farksız bulunur ise akdin hakları ve borçları temsil olunan kimseye ait olur.
Mahkemece anılan yasa hükmü çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak akdin gerçek tarafının kim olduğunun saptanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken hem akdi imzalayan … hem de akit de imzası bulunmayan …’un birlikte sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.