Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/4347 E. 2006/10240 K. 03.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4347
KARAR NO : 2006/10240
KARAR TARİHİ : 03.11.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … A.Ş. İkitelli Şubesinden alınan çek koçanının bazı yapraklarının kaybolduğunu, yapılan araştırmada dava konusu çek yaprağını rızaları hilafına eline geçiren kişilerce sahte imza ile keşide edilip, sahte imzalarla davalılara ciro edildiğinin anlaşıldığını iddia ederek müvekkilinin çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalıların tazminata mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Tekstil … Elbiseleri … Tem.Mlz.Tur.İnş.San.Ltd.Şti. vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı vekili cevabında. müvekkili şirketin iyiniyetli hamil olup, davacının temel borç ilişkisinden doğan itirazlarını kendilerine karşı ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, dava konusu çekin davalılarca ciro yoluyla edinildiğini, sözkonusu cirantaların çeklerin davacının rızası hilafına elinden çıktığını bilebilecek durumda olmadığı, cirantanın her cirodaki imzanın geçerli olup olmadığını incelemek zorunda olmayıp, söz konusu davalıların çeki iktisap ederken davacının iddialarını bilemeyeceklerini, TTK.nun 599 ve 704. maddeleri gereğince davaya konu çeki davalıların kötüniyetli olarak ellerinde bulundurduğunu ve keşidecinin bile bile zararına hareket etmiş olduklarına dair dosyada herhangi bir delil ve belgenin bulunmadığı, davacının davalıların kötüniyetli olduklarını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sahtecilik iddiası mutlak def’ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebilir. Somut olayda davacı keşideci olarak yer aldığı çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ve dosyaya sunulan İcra Mahkemesi kararı ile de iddiası doğrulanmıştır. Hernekadar icra mahkemesinin bu kararı davamız açısından kesin hüküm oluşturmamakta ise de, mahkemece davacının kendi imzası ile ilgili sahtecilik iddiası yönünden imza incelemesi yaptırılıp, deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.