Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/4495 E. 2006/9590 K. 12.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4495
KARAR NO : 2006/9590
KARAR TARİHİ : 12.10.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı kardeşi … ile birlikte ticaret yaptığını, müvekkilinin çok sık seyahate çıkması nedeni ile işlerin daha çok … tarafından yürütüldüğünü, müvvekkilinin gerektiğinde kullanılmak üzere çek yapraklarını imzalayıp kasada sakladığını, davalının da, müvekkilinin arkadaşı olduğu için sık sık işyerine geldiğini, müvekkilinin çek defterinden bir yaprağı kasada bulamaması üzerine çekin iptali için hasımsız olarak dava açtığını, daha sonra çekin davalının elinde ve takibe konulmak üzere olduğunu öğrendiklerini, taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut bulunmadığını, davalının çeki müvekkilinin işyerinde ele geçirmiş olduğunu, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların arkadaş olduğunu ve müvekkilinin davacıdan bir ev satın aldığını ve bu evi dava dışı …’a 18.750.000.000 TL’ye sattığını, davacının paraya ihtiyacı olması nedeni ile bu bedeli müvekkilinden borç olarak aldığını ayrıca, müvekkilinin, davacının bir başka şahsa olan 5.000.000.000 TL tutarındaki borcunu da ödediğini, davacının müvekkiline olan borcuna karşılık dava konusu çeki keşide edip verdiğini, davacı borcunu ödememek için bu davayı açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının, borcu tamamen inkar ettiğini, bu durumda alacağını isbat yükünün davalıya ait olduğunu, davacının sunduğu belgelerin yazılı delil olarak kabul edilemeyeceği ve davacının da tanık dinlenmesine muvafakat etmediğini, ayrıca davalı tarafın yemin delilini’ de kullanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davalı, davacı tarafça imzası inkar edilmeyen bu çeke dayalı olarak alacaklı olduğunu ileri sürmekte, davacı ise çekin bilgisi dışında işyerinden alındığını iddia etmektedir. Bu durumda isbat külfeti davacı tarafa ait olmasına rağmen mahkemece aksi düşüncelerle isbat külfetinin aidiyeti konusunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm oluşturulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 12.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.