YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4568
KARAR NO : 2006/10870
KARAR TARİHİ : 17.11.2006
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …’in davalı bankadan kullandığı krediye müvekkilinin kefil olduğunu, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine yine kefil olarak sözleşmeyi imzalayan SS Bağlar Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifinin borcu ödeyip müvekkili ve diğer kefiller hakkında … 3.İcra Müdürlüğünün 1999/1126 Sayılı dosyası ile icra takibi yapıp, toplam 3.455.600.000.-TL. tahsil ettiğini, borç ödenmesine rağmen davalı bankanın müvekkili ile diğer kefiller hakkında … 1.İcra Müdürlüğünün 2002/1872 sayılı dosyası ile takip yaptığını, davalı bankanın alacağını tahsil etmesine rağmen kötüniyetle takip yaptığını iddia ederek müvekkilinin borçlu olmadığının tesbiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, …’in 7.10.1998 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca müvekkili bankadan 1.250.000.000.-TL. kredi kullandığını, 7.11.2001 tarihli 312.500.000.-TL. tutarlı son taksidi ödememesi üzerine hesabın kat edilerek kredi borçlusu ve kefiller hakkında 24.4.2002 tarihinde icra takibi yaptıklarını, davacının iddiasında belirttiği icra takibi ile kredi takipleri arasında bağlantı bulunmadığını, … 3.İcra Müdürlüğünün 1999/1126 sayılı dosyası ile takibe başlandığı tarihte 7.10.1998 tarihli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap katı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre taraflar arasında bir tane 1.250.000.000.-TL.lık kooperatifin kullandırdığı kredi borç verme ilişkisi bulunduğu ve bu borçta ödenmediğinde kooperatif tarafından 3.icranın 1999/1126 sayılı dosyasından tahsil edildiği, davalı bankanın ikinci kez takibe geçtiği, davalının takipte kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, dava dışı … ile davalı banka arasında yapılan kredi sözleşmesine kefil safatıyla imza koyduğu çekişmesizdir. Bu durumda davacı kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur.. Bu nedenle mahkemece, davalı bankanın defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde kredi sözleşmesi hükümleri gözönüne alınmak suretiyle uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak davacı kefilin yukarıda belirtilen ilke de gözetilerek takip tarihi itibariyle borcu bulunup bulunmadığı saptanıp, uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 17.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.