YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4659
KARAR NO : 2006/11043
KARAR TARİHİ : 23.11.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkili bankanın dava dışı şirkete davalıların müşterek borçlu , müteselsil kefaletleriyle kredi kullandırdığını borcun ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, İİK.nun 45. maddesi gereğince alacak için ipotek tesis edildiği, öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla alacağın tahsili cihetine gidilmesi gerektiği, davacının da bu yola başvurduğu, ipoteğin değerinin alacağın üzerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalılar, davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin müteselsil kefilleridirler.
BK.nun 487/1.maddesinde “kefil borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek, müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat icra edebilir”. hükmü yer almaktadır.
Mahkemece anılan yasa hükmü gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 23.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.