Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/4719 E. 2006/9204 K. 05.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4719
KARAR NO : 2006/9204
KARAR TARİHİ : 05.10.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının eşi davadışı …’in kuaför dükkanında ortak olduklarını, daha sonra tarafların anlaşmazlığa düştüğünü, daha sonra ortaklık hesabının görülmesine kadar davalı tarafın müvekkilinden boş senetler talep edilmesi üzerine toplam tutar 1.000.000.000.-TL olan (2) adet senedin davalıya verildiğini, buna karşılık davalının da yazılı belge verdiğini, davalının bu senetleri doldurarak müvekkili aleyhine takibe geçtiğini belirterek müvekkilinin senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ortaklık ilişkisi olduğunu, daha sonra tarafların ilişkisinin bozulması üzerine yapılan hesap dökümü sonunda davacının müvekkiline olan borcu nedeni ile (4) adet senet verdiğini, senet bedellerinin vadesinde ödenmemesi üzerine dava konusu (2) tanesinin takibe konduğunu, davacının öne sürdüğü belgenin durumun tespitinin gösterilmesi amacı ile düzenlendiğini, davacının borçsuz olduğunu göstermediğini öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davacının dava konusu bonoların anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını ispat edemediği, “Tutanak” başlıklı belgenin dava konusu bonoları da kapsayacak şekilde verildiği hususunun da kanıtlanamadığı, tarafların hesaplaşmaları sonucu davacının 7.000.000.000.-TL. borçlu kaldığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan “Tutanaktır” başlıklı belgede davacının davalıdan 02.10.2003 tarihinden itibaren hiçbir senedi bulunmadığı yazılıdır. Tutanak altındaki imza da davalı tarafça inkar edilmemiştir. Dava konusu senetlerin tanzim tarihleri de 02.10.2003’dür. Bu durumda anılan tutanağın senetleri de kapsamına aldığının kabulü gerekir. O halde ispat külfeti tutanağın aksini savunan davalı tarafta olup, mahkemece kendisine savunmasını kanıtlama olanağı tanınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.