Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/473 E. 2006/2279 K. 09.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/473
KARAR NO : 2006/2279
KARAR TARİHİ : 09.03.2006

Mahkemesi : Mersin 3.İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Uray Vergi Dairesi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı TMSF vekili dava dışı borçlu….a ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ilk haciz alacaklısı olduklarının dikkate alınmadığını, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/9-c maddesi uyarınca müvekkili bakımından her türlü sürenin 9 ay durduğu ve bu itibarla hacizlerinin düşmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davanın kabulüne dair verilen önceki hükmün Dairemizce bozulmasından sonra mahkemece taraf teşkili sağlanmış ve davacının takip dosyalarından gönderilen yazılarda haczin devam ettiği bildirildiğine göre, icra müdürlüğünün mahkeme yerine geçerek ve şikayet varmışcasına hareket ederek davacı takip dosyalarının sıra dışı bırakılmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalı Vergi Dairesi (Hazine) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yanın istemi hacizlerinin satış tarihi itibariyle ayakta bulunmasına rağmen sıra cetvelinde dikkate alınmamasının hatalı olduğuna yöneliktir. Mahkemece öncelikle dava konusu edilen bu hususun irdelenmesi ve bir çözüme kavuşturulması gerekirken, bu hususun yeni düzenlenecek sıra cetvelinde icra müdürünün takdirine bırakılması sonucunu doğuracak şekilde iptal kararı verilmesi doğru değildir. Öte yandan davacı vekili 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/9-c hükmüne dayanmış ve borçlu lehine taksitlendirme sözleşmesi yapıldığını bildirmiştir. Bu durumda mahkemece gerek anılan hüküm ve gerek İcra ve İflas Kanunu’nun 111 nci maddesi göz önünde bulundurularak davacı hacizlerinin satış tarihinde ayakta bulunup bulunmadığı konusunda bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı Vergi Dairesi (Hazine) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 9.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.