YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4808
KARAR NO : 2006/11742
KARAR TARİHİ : 08.12.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…….ile davalı vek.Av….’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacı şirketin keşideci davalının lehdarı bulunduğu 6.10.2001 tanzim, 6.11.2001 vadeli 19.500.000.000.TL’lık bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, bonodaki malen kaydının sehven yazıldığını, 6.10.2001 tarihli protokolden anlaşılacağı üzere koporetife borç para verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının bononun ihdas nedenini talil ettiğini ve ispat külfetinin davalıya geçtiğini, davacının ibraz ettiği protokolün davalının iddiasını ispata yeterli olmadığını, kooperatif kayıtlarında da bononun kaydına rastlanılmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu bononun malen kaydını içermesine rağmen, bono lehdarı davalı, bononun verilen borç para karşılığı düzenlendiğini belirterek ihdas nedenini talil ettiğinden ve ispat külfeti yer değiştirdiğinden davalının davacıya borç verdiğini kanıtlaması gerekir.
Davalı, davacıya borç para verdiğinin delili olarak 6.10.2001 tarihli protokole dayanmış ise de davacı bu protokolün sonradan düzenlendiğini, nitekim protokolün bazı bölümlerinin daktilo ile bazı bölümlerinin elle doldurulduğunu ileri sürerek gerçek bir borçlanmanın mevcut olmadığını, davalının eski yöneticilerle el ve işbirliği içinde olduğunu iddia etmiş ve bonoyu keşide edenler hakkında yaptıkları şikayet sonucunda haklarında Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığını belirtmiştir.
Bu durumda mahkemece taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve bononun lehdarı ile keşidecileri arasında el ve işbirliği bulunup bulunmadığı üzerinde durularak bu konudaki çeza dosyasının da celp edilip değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 450.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.