YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4843
KARAR NO : 2006/11022
KARAR TARİHİ : 23.11.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, tebligat giderleri yatırılmadığından, bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin oğlu ve takip borçlusu … ‘nun akıl hastası bir kişi olduğu ve bu nedenle vasi olarak annesi …’nun atandığını bu kişi hakkında davalı tarafından senede dayalı olarak takibe geçildiğini, oysa senedin tanzim tarihinde …’nun akıl hastası olduğunu senet nedeniyle davalıdan hiçbir mal ve hizmet almadığını satışı yapılacağı vaad edilen aracın da …’ya teslim edilmediğini belirterek bu senet nedeniyle …’nun borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin araba alım-satımı ile uğraştığını ve davacı ile müvekkili arasında 07 DT 299 plakalı aracın satımı hususunda anlaşma yapıldığını ve satım bedelinin bir kısmının davacı …’nun aracının müvekkiline verilmek suretiyle takas yolu ile ödendiğini, bakiye kısım için ise dava konusu bonunun verildiğini ve araçların karşılıklı olarak teslim edildiğini, davacının anlaşma tarihinde akıl hastası ve vesayet altında bulunmadığını, kötüniyetli olarak dava açıldığını öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında … satımına ilişkin olarak anlaşma yapıldığı ve dava konusu senedinde bu nedenle düzenlendiği, satıma konu aracın davacı tarafından satın alındıktan sonra dava dışı bir şahsa adi satım sözleşmesi ile satıldığı, bu nedenle aracın davalıya iade olunmadığının anlaşılıdığı, senedin tanzim tarihi itibariyle davacının fiil ehliyetine haiz olup olmadığının tesbiti için Adli Tıp Kurumuna davacının gönderilmesi için alınan ara kararının davacı vekilinin 14.11.2005 tarihli dilekçesi ile mümkün olmadığı, davacının vesayet altına alınma tarihinin 22.12.2003, senedin tanzim tarihinin ise 21.6.2003 olduğu bu nedenle senedin geçerli olduğunun kabulü gerektiği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin tanzim tarihi 21.6.2003’dür. Senet keşidecesi … ise 22.12.2003 tarihinde vesayet altına alınmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, keşidecinin senedin tanzim tarihi itibariyle fiil ehliyetini etkileyen bir rahatsızlığının mevcut olup olmadığının tesbiti hususunda ilgilinin Adli Tıbba sevki ile şayet bu mümkün olmaz ise dosyadaki raporlar da gözetilerek dosya üzerinde inceleme yapılarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.