Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/4952 E. 2007/1162 K. 12.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4952
KARAR NO : 2007/1162
KARAR TARİHİ : 12.02.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, asıl davada taraflar arasında 17.2.1997 ve 30.8.1998 tarihli sözleşmeler imzalandığını, sözleşmenin 5.maddesinde müvekkilinin satım yetkisinin tekel mahiyetinde olmasına rağmen davalının Türkiye’de bir başka firmaya da mal satmaya başladığını, ayrıca siparişleri zamanında karşılamadığını, bu durumların işletmeyi imkansız kıldığını, durumun düzeltilmesi için yapılan ihtarlara davalının 20.12.1991 tarihli faks yazısıyla sözleşmeyi feshederek cevap verdiğini, feshin haksız olmasından dolayı müvekkilinin uğradığı olumlu ve olumsuz zararlarını talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişikin hakları saklı kalmak kaydıyla 300.000.000.TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davada, davacının sipariş ettiği makinaları satın almaktan vazgeçtiğini, bu tutumunun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca satılan malların bedelini ödemede temerrüde düştüğünü dava dışı firmaya satılan malların sözleşme kapsamına girmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekili, birleşen davada, davalının sipariş verdiği 117 adet makinadan 93 adedini haksız biçimde teslim almaktan kaçınarak iade ettiğini, bu malların maliyetlerinin %40 eksiği ile başka bir firmaya satıldığını, bu yüzden 30.472 sterlin zarara uğradıklarını ayrıca gümrük, nakliye, depolama ve bekleme ücreti olarak 7076 sterlin daha ödendiğini belirterek müvekkilinin uğradığı toplam 37.368 İngiliz Sterlininin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, birleşen davada, davacının gümrüğe verdiği faturalarla keşide ettiği faturaların farklı düzenlendiğini, farklı fatura tanzimi nedeniyle müvekkilinin fazla gümrük ve ceza ödemek zorunda kaldığı için siparişleri iptal ve makinaların bir kısmını iade ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, asıl davada, davacının kesin sipariş ettiği 230 adet makineden 113 tanesini almaktan vazgeçtiği, almayı kabul ettiği 117 makinenin 93 tanesini ise haklı sebebini kanıtlayamadan almaktan kaçınarak temerrüde düştüğü, böylece sözleşmeye aykırı davrandığı, davalının sözleşmeyi haksız feshettiğini kanıtlayamadığı, birleşen davada ise, davacının iade edilen makineler nedeniyle uğradığı zararları kanıtladığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, 37.368 İngiliz Sterlininin dava tarihi olan 6.3.1995’ten itibaren sterlin cinsinden bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmünce kamu bankaları tarafından uygulanan en yüksek döviz faiz oranı ve İngiliz Sterlini cinsinden direnim faizi uygulanmasına karar verilmiş, hüküm asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 27.8.2004 tarihli bilirkişi raporunda asıl davanın davalısı -birleşen davanın davacısı … Ltd. tarafından yapılan feshin haklı olduğu yolunda görüş bildirilmiş ise de, aynı bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu tarafından daha önce 22.2. 2001 tarihinde düzenlenmiş olan raporda feshin haksız olduğuna dair görüş bildirildiği görülmüştür. Bu durumda aynı kişilerden oluşan heyetçe düzenlenen raporlar arasındaki bu çelişki gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davanın davacsı birleşen davanın davalısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.2 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.