YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4980
KARAR NO : 2007/73
KARAR TARİHİ : 15.01.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı … Boru Profil San.ve Tic.A.Ş. arasında (9) adet nakdi ve gayrınakdi kredi sözleşmesi düzenlendiğini, diğer davalıların da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, müvekkili banka tarafından hesabın kat edilerek başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar asıl alacağa itirazları olmadığını, faize itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, bankanın uygulamak istediği temerrüt faizinin sözleşme ve diğer uygulamalarına uygun olmadığı, yapılan hesaplama sonucu ulaşılan miktardan ipotek takip tutarlarının düşülmesi sonucu davacının alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu davanın konusunu oluşturan icra takibinde davacı banka tarafından hesaplanan borcun ipoteği aşan kısmı olan 6.475.234.956.473.-TL.nin 250.000.000.000.-TL.lik bölümü ile asıl alacak olan 5.978.501.493.774.-TL.ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar % 395.06 oranı üzerinden işleyecek faizi ve faizin % 5 BSMV’si icra giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla talep edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümlenmesinde temerrüt faiz oranının saptanması önem taşımaktadır.
İcra takibine konu edilen dokuz ayrı kredi sözleşmesinin 71. maddelerinde temerrüt faiz oranının ne şekilde belirleneceği hükme bağlanmıştır. Ancak anılan kredi sözleşmelerinin dört adedinin 71. maddesi, diğer beş adedinin 71. maddesinden farklı düzenlenmiştir. Hal böyle olunca temerrüt faizinin belirlenmesinde anılan sözleşmelerin 71. maddelerinin ayrı ayrı gözetilmesi ve buna göre araştırma ve inceleme yapılması gerekmektedir.
Mahkemece uygulanacak temerrüt faiz oranı yönünden az önce belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılıp, konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan takip tarihindeki borcun saptanması yönünden rapor alınarak asıl borçlu yönünden İİK.nun 45. maddesi hükmü gözetilip, müteselsil kefiller yönünden B.K.nun 487. maddesi uyarınca rehinleri nakde tahvil ettirmeden takibat yapılabileceği ve kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı hususları da dikkate alınıp, davalıların aynı borç nedeniyle aleyhlerine açılmış olan İstanbul 7. Ticaret Mahkemesi’ndeki itirazın iptali davasında itirazlarından vazgeçtikleri ve böylece talep edilen faiz oranı ile bağlı olmaları gerektiği yolundaki davacı iddiaları da değerlendirilip irdelenerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.01.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.