YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5360
KARAR NO : 2006/7632
KARAR TARİHİ : 13.07.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen çek iptali-menfi tesbit -çek istirdadı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı Metin Türmak vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K…A R –
Davacı vekili, asıl davadan müvekkilinin Metin Türmak’a sattığı inşaat malzemesi nedeniyle adı geçenden 15.2.2001 tarihli 8.000.000.000.TL bedelli çeki aldığını, çeki 31.1.2001 tarihinde kaybettiğini, keşidecinin bankaya durumu bildirmesinin sağlandığını belirterek kaybolan çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında …. davaya müdahil olmuş, sözkonusu çeki alacaklarına karşılık …’tan aldığını davacı ile keşidecinin muvazaalı olarak ilişkiye girdiklerini, bu kişilerin birlikte gayriresmi ortaklıkları bulunduklarını bildirerek ödeme yasağının kaldırılmasını istemiştir.
Birleşen 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/439 esas sayılı davasında davacı…vekili, davaya konu çekin daire satışına karşılık peşinat olarak müvekkiline verildiğini, çekin kaybedilmesi üzerine keşideciye haber verildiğini ve çek bedelinin müvekkiline nakit olarak ödendiğini, çekin karşılıksız kaldığını, davalının keşideci Metin Türmak’la daire satışına ilişkin sözleşme yaptığı iddiasını kanıtlayamadığını belirterek çekin istirdadını talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin Metin Türmak’tan daire satın almak için peşinat verdiğini, daha sonra müvekkilinin bakiye tutarı ödeyememesi üzerine satış sözleşmesinin feshedildiğini, verdiği peşinata karşılık bu çekin müvekkiline keşidecisi tarafından verildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/159 Esas sayılı davasında davacı… vekili, müvekkilinin …’dan bir daire satın aldığını, peşinat olarak 8.000.000.000.TL çek verdiğini, ancak çekin bu kişide iken kaybedildiğini, daha sonra çekin davalıda olduğunun anlaşıldığını, davalıyı tanımadığını , aralarında ticari ilişki olmadığını belirterek müvekkilinin çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre çek iptali ve istirdatı davasının sonucunun menfi tesbit davasına bağlı olduğu, menfi tesbit davası açısından davacının davalıyla aralarında hukuki ilişki olmadığını ispat etmiş ise de, çekin bir ödeme aracı olup,sebepten mücerret olduğu, davacının çeki müteahhit …’ya verdiği, bu kişinin de tanık anlatımları gereği çeki davalı Muzaffer’e verdiği, çekin davalı tarafından hukuk dışı bir yolla ele geçirildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı , ibraz edilen sözleşmelerin taraflar arasında her zaman düzenlenebileceği, kaldı ki, bu sözleşmenin 3.kişi konumundaki davalıyı bağlamayacağı , yine çekin iptalini talep eden davacı ’nın çekin rızası dışında elinden çıktığı ve davalının çeki hukuk dışı yollarla ele geçirdiğini kanıtlayamadığı gerekçeleriyle asıl davanın ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı Metin Türmak vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı Metin Türmak vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.