Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/5413 E. 2006/7120 K. 29.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5413
KARAR NO : 2006/7120
KARAR TARİHİ : 29.06.2006

Mahkemesi : Ordu İcra Mahkemesi
Tarih :10.2.2006
Nosu :241-15

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlu … ’a ait bağımsız bölümün satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalıların alacaklarına öncelik tanınarak garameten paylaştırma yapıldığını, oysa 4949 ve 5092 sayılı kanunlarla devlet alacağı kavramının kaldırıldığını; belediye ve vergi dairesi alacaklarının taşınmazın aynından kaynaklanmadığını ve vergi alacağının borçlunun maaşından kesinti yoluyla tahsil edilmekte olduğunu, SSK. Başkanlığı alacağının borçlunun üçüncü kişiye kefil olmasından kaynaklandığını bu itibarla derecelendirmeye giremeyeceğini, öte yandan İcra ve İflas Kanunu’nun 138 nci maddesine aykırı olarak vekalet ücretinin öncelikle ayrılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı SSK. Başkanlığı vekili takip borçlusu …’ın, kuruma borçlu bulunan … ’e kefil olduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 100/4 ncü maddesine uygun biçimde hacze iştirak ettirilerek garameye tabi tutulmalarının doğru olduğunu; davalı Vergi Dairesi (Hazine) vekili ise sıra cetvelinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I nci maddesine uygun bulunduğunu; davalı … vekili de alacaklarının taşınmazın aynından kaynaklandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İcra Mahkemesi’nce devlet alacağı kavramının yasadan çıkartıldığı, SSK. Başkanlığı alacağının dava dışı borçlunun kefaletinden kaynaklandığı ve doğrudan bir borçtan söz edilemeyeceği, belediye alacağının taşınmazın aynından doğduğu gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı belediyenin alacağı, taşınmazın aynından doğan emlak vergisi alacağı olup gerek İcra ve İflas Kanunu’nun 206/I ve gerek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21 nci maddesi uyarınca bedeli paylaşıma konu taşınmazın satış tutarından öncelikle ödenmelidir. Anılan davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
../..
(2)

2- İcra ve İflas Kanunu’nun 206 ncı maddesinde 30.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4949 sayılı yasayla yapılan değişiklikle kamu alacaklarına imtiyaz tanıyan 5 nci sıra kaldırılmışsa da, bu husus kamu alacağı kavramının yasalardan çıkartıldığı şeklinde yorumlanamaz. Bu durumda gerek vergi dairesi ve gerek SSK. Başkanlığı alacaklarının kamu alacağı vasfında bir değişiklik söz konusu değildir ve her iki alacağın tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21/I nci maddesinde öngörülen hacze iştirak imkanının uygulanması gerekmektedir. Öte yandan kamu alacağının asıl borçludan ya da teminat gösteren üçüncü kişiden alınması arasında da bir fark bulunmaması karşısında yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı … vekilinin, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Ordu Vergi Dairesi (Hazine) ve SSK. Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.