YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5575
KARAR NO : 2006/8537
KARAR TARİHİ : 19.09.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, mevduat alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Dairemizin 7.10.2003 tarihli bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda “davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl karar ile birlikte harç, masraf ve vekalet ücretine hükmedildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş, hüküm davalının borç ve taahhütlerini 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14/b-c maddesi gereğince üstlenen sıfatı ile TMSF vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce yapılan 18.10.2005 tarihli temyiz incelemesi sonucunda ikinci kez bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduğu halde bozma kararından önceki hüküm gibi karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemizin son bozma kararında özetle ” 4389 sayılı Bankalar Kanununun 4743 sayılı yasa ile 15/9-b mad ve 4672, 4743 sayılı yasalarla değişik 14/5-c maddesi uyarınca TMSF aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gibi harçla da sorumlu tutulamayacağı gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gereğine” değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu ve bozma doğrultusunda gerekçe oluşturulduğu halde bozmaya uygun hüküm tesis edilmemiş, başka bir ifade ile hüküm fıkrasının 2 ve 3. bentlerinde bozmadan önce olduğu gibi davalının icra inkar tazminatı ve harçla sorumlu tutulmuş olduğu görülmüştür.Kaldıki hükmün tefhim edildiği kısa kararda icra inkar tazminatı talebinin reddine dair hüküm oluşturulup bunun gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1.bendinde de yer alması, ancak hükmün 2.fıkrasında icra inkar tazminatına karar verilmesi hem kısa karar ile gerekçeli karar arasında, hem de gerekçeli kararın hüküm fıkrasının kendi içinde çelişki doğmasına yol açmıştır. Bu hal usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 19.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.