YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/583
KARAR NO : 2006/6379
KARAR TARİHİ : 13.06.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 15.9.2005
Nosu : 2152-535
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, toplam değeri 2.000.000.000.-TL. olan iki adet çeke dayanılarak müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini, ihtiyati haciz baskısı altında müvekkilinin ödeme taahhüdünde bulunduğunu, imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüş ve çeklerin iptali ile kötüniyetli davalıdan % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çeklerin kaybolduğu veya çalındığı konusunda bankaya bilgi vermediğini, çeklerin süresinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız kaşesi vurulduğunu, icra sırasında davacının ödeme taahhüdünde bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş ise de dava konusu çek yapraklarının çek hesap sahibi davacı şirket çek koçanından rıza dışında alınmasının güç olduğu davacı şirketin de bu duruma inandırıcı bir sebep bildirmediği, şirket olan davacının kambiyo senedi vasfını kazanan çek yapraklarını iyi muhafaza edip kaybolup kaybolmadığını kontrol edecek durumda olduğu, çekin karşılıksız çıkması üzerine düzeltme hakkının kullanılması için yapılan ihbar üzerine de herhangi .bir yasal işlemin yapılmadığı ve çekin TTK:nun 711.maddesine göre ödenmemesi için bankaya talimat dahi verilmediği, tüm bu nedenlerle çekin davacının elinden rızası dışındaki çıktığı iddiasının yerinde olmadığı haciz sırasında 300.000.000.-TL. ödeme yapılarak borcun kabulü hususunun haciz baskısı nedeniyle olduğu iddia edilebilir ise de ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi, ödenen 300.000.000.-TL.nın istirdadının talep edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklerdeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı mahkemenin de kabulündedir. Çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı yolundaki def’i mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebilir. Bu nedenle davacı şirketin dava konusu çeklerle sorumlu olduğunun kabulünde isabet görülmemiştir. Öte yandan ihtiyati haciz sırasında borcun kabulü ve kısmi ödeme yapılması manevi baskı altında gerçekleştiğinden bu kabul beyanı ve ödeme davacıyı bağlamaz. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.