Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/607 E. 2006/8472 K. 18.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/607
KARAR NO : 2006/8472
KARAR TARİHİ : 18.09.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile aralarında ticari ilişkide davalının borçlarına karşılık verdiği 5 adet gününde çekin ödenmediğini ancak, çekteki ilişki nedeniyle çeklerin işleme konulmadığını, daha sonra ilişkinin tasfiyesi sırasında alacağın ödenmesinin talep edilmesine rağmen davalının borçları bulunmadığı yolunda cevap verdiğini iddia ederek 25.000.000.000. TL çek bedelleri, 15.168.378.368.TL kur farkının KDV’si alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı elinde bulunan 5 adet çekin ödendiğini, kur farkı KDV’sinden … bir borçları olmadığını, ticari kayıtlarına göre 2.929 USA borçlu olduklarını, bu miktarın da davacının KDV dahil 84.268.746.490.TL ‘lık kur farkı faturası düzenlemesi halinde ödeneceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının elinde bulunan 5 adet çekin süresi içinde bankaya ibraz edilmediği için kambiyo senedi vasfını yitirdiği ve zamanaşımına uğradığı, bu nedenle çeke dayalı talepte bulunulamayacağı, kur farkının KDV’sinin tahsil edilmiş olması nedeniyle yeniden talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın 25.000.000.000.TL ve 15.168.378.368.TL’ye yönelik taleplerinin reddine, davalının kabulünde olan 4.362.036.754.TL alacağın tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,taraflar arasındaki ticari ilişkide borça karşılık olarak verilen çeklerin gününde ödenmemesi nedeniyle temel ilişkiye dayalı olarak çek bedellerinin tahsili ve kur farkının KDV’sinin ödenmesi istemine dayalıdır. Davacı elinde bulunmasının ödenmediğine karine teşkil eden çeklerin bedellerinin temel ilişkiye dayanılarak talep edilmesi mümkün olup, çeklerin kambiyo senedi niteliğini yitirmiş olmaları temel ilişkiye dayalı alacak talebine engel teşkil etmez.Yanlar aralarındaki ticari ilişkiyi irdeleyen ve itirazlar üzerine son olarak alınan 11.5.2005 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 25.000.000.000.TL ve davalının kabulünde olan 4.362.036.354.TL ödenmesi halinde alacak borç ilişkisinin sona ereceği belirtilmiş ve davalı kayıtlarında yer alan belgeli tüm ödemelerin aynen davacı kayıtlarında da yer aldığı tespit olunmuştur.
Bu durumda mahkemece davacının kur farkının KDV’si ödemeler ile birlikte tahsil edildiğinden reddinde bir usulsüzlük bulunmamakta ise de, temel ilişkiye dayalı olarak talep edilen alacağın reddi isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 450.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.