YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6339
KARAR NO : 2006/11620
KARAR TARİHİ : 05.12.2006
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit-senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalıdan arsa satın aldığını, tescil işlemi ile birlikte davalı lehine 4.000.00 YTL’lik ipotek tesis edildiğini, davalı tarafın isteği üzerine ayrıca 4.000 YTL’lik senet verildiğini hatta senedin eşi… tarafından da imzalandığını, davalıya kalan borcun ödenmesine rağmen senedin iade edilmediğini, borç ödendiği için davalının tapuya gidip ipoteği kaldırdığını ileri sürmüş ve halen davalıda bulunan 4.000 YTL bedelli senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahil davacı …eşi … tarafından dava açıldıktan sonra davalının senedi icra takibine konu ettiğini, senette kendisinin de imzası bulunduğu için ödeme emri tebliğ edildiğini, davacı eşi …’ınn iddialarına aynen katıldığını belirterek davaya müdahil davacı olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, yargılama sırasında ıslah yolu ile %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddiaya konu taşınmaz üzerine davalı lehine 4000 YTL’lik ipotek konulduğu, davalıya ayrıca davacı …’nın kefil eşinin asıl borçlu olduğu 4.000.YTL’lik senet verildiği, davalının tüm alacağını nakten ve tamamen tahsil ettiğine ilişkin beyanı ile ipoteğin terkin edildiği, somut olayda dava konusu edilen senedin konulan ipoteğe karşılık verildiği yönünde taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, borcun ödenmesine rağmen senedin iade edilmediği gerekçeleri ile davacıların davasının kabulü ile takibe konu senetten dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tesbitine senedin iptaline, kötüniyet sabit olmadığından davacıların %40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hüküm davanın tarafları yönünden kurulmalıdır.Usul Hukukumuzda asli müdahale müessesesi mevcut değildir. Yargılama sırasında davaya müdahale talebinde bulunan Habip Sezer harç da yatırmamış olduğundan davanın tarafı olarak kabul edilemez. Bu durumda anılan şahsı da kapsayacak biçimde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davacının borçlu olmadığına dair karar verilmekle yetinilmesi gerekirken senedin ve icra takibinin iptaline de hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 5.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.