Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/6601 E. 2007/910 K. 07.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6601
KARAR NO : 2007/910
KARAR TARİHİ : 07.02.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin faturadan kaynaklanan bakiye alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı borçlunun haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaliyle, takibin devamına , %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fatura bedellerinin çek ve nakit olarak ödendiğini, 19.11.2002 tarihli ve 2.342.890.000.TL’lik faturanın ise müvekkiline tebliğ edilmediğini bildirerek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı ve takibin haksız yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacının %40 tazminattan sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava,. mal bedelinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibin dayanağı 8 adet fatura olup davalı vekili savunmasında, 19.11.2002 tarihli faturanın kendilerine ulaşmadığını ve böyle bir faturadan haberleri olmadığını, diğer faturaların ise çek ve nakit olarak ödendiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalının usulüne uygun olarak düzenlenen defter kayıtlarına göre borç bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının ödediğini ileri sürdüğü faturalardan kapalı olarak düzenlenen 4 adedi yönünden ödendiğine ilişkin davalı yararına karine söz konusu ise de, açık olarak düzenlenen 4 adet faturanın ödendiğine ilişkin müstenidat açıklanmamıştır. Ticari defter kayıtlarına müstenidatları bulunmak koşuluyla dayanılabileceği kuşkusuzdur.
Öte yandan davalı vekili, 19.11.2002 tarihli faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürmüş ise de, davalı çalışanına tebliğ edildiği anlaşılmakta olup davalının bu faturaya yönelik ödeme iddiası bulunmamaktadır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik incelemeye dayalı rapora göre yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.2 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.