YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6655
KARAR NO : 2007/917
KARAR TARİHİ : 07.02.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada döviz hesabı bulunduğunu, bu hesapta 23.6.2003 tarihi itibariyle 109.455.65 Euro bulunmakta iken, şubedeki paranın sahtecilik yoluyla başka şahıslar tarafından çekildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin bankadan mevduatın ödenmesini talep ettiğini, ancak bankanın hesaptaki parayı ödemekten kaçındığını, çekilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin kısmi itiraz üzerine durduğunu belirterek kısmi itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının geçerli bir kimlik belgesi ibraz etmemesi nedeniyle hesabındaki paranın kendisine ödenmediğini icra takibinde mevuduat tutarı olan asıl borç miktarı kabul edilerek tamamının dosyaya ödendiğini, davanın haksız olarak açıldığını bildirerek reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, asıl borca itiraz olmayıp icra dosyasına ödendiği, itirazın faize ilişkin olduğu gerekçesiyle takip tarihi ile asıl borcun ödendiği tarih arasındaki temerrüt faizi hesaplanarak bulunan 92.10 Euro işlemiş faiz yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, ana paraya ilişkin harç ve takip giderleri icra müdürlüğünce dikkate alınacağından bu kısma ilişkin talebin reddine, davalının %40 tazminattan sorumluluğuna fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- 21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.090.000.000.-TL.ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Bu nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle kesinlik sınırında kaldığından reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, asıl alacağa itiraz bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacıdan alınmasına, davalının peşin harcının istek halinde iadesine, 7.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.