YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6923
KARAR NO : 2007/694
KARAR TARİHİ : 01.02.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av.Ahmet Can’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 52.000.-YTL. borç para aldığını, daha sonra borcun ödenip 4 adet bononun alındığını, ancak davalının elinde kalan bir bonoya dayanarak takibe geçmek üzere olduğunun öğrenildiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisinin dava konusu bono ile sınırlı olduğunu, iddianın dayanağı bulunmadığını, olayda tanık dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, teklif edilen yeminin davalı tarafça eda edildiği gerekçesiyle davanın reddine, alacağın % 40’ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 15.11.2000 vadeli 23.000.000.000.-TL. bedelli bono “Nakden ahzolunmuştur.” kaydını taşımaktadır. Yemin teklif edilen davalı alacaklı 29.03.2006 tarihli celsede hayvancılık yaptığını, paranın kaynağının bu olduğunu, davacı ile 23.000.-YTL.lık alışverişi olduğunu beyan etmiştir.
Davalı bu beyanı ile senetteki nakden kaydını talil ettiğinden bu senetten dolayı mal alışverişi nedeniyle alacaklı olduğunu kanıtlamalıdır. Davalıdan bu yöndeki delilleri sorulup, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmelidir. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi, tedbir kararı olmadan davalı borçlunun tazminatla sorumlu tutulması da İİK.nun 72. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.