YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6981
KARAR NO : 2007/1124
KARAR TARİHİ : 12.02.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Kenan Dursun gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … Ltd. Şti. ile müvekkili arasında imzalanan 14.02.2001 tarihli ” örnek mağaza” başlıklı sözleşmenin teminatını oluşturmak üzere davalı tarafından taşınmaz ipoteği verildiğini, borçlu şirketin akdi edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine ihtarname keşide ettiklerini, ihtara uyulmaması üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başladıklarını, takibe itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı şirkete 5.403.506.282 TL borçlu olduklarını bunun dışında borç olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının cezai şart ve bedelsiz malın bedelini talep edemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davacının icrada kabul edilen kısım dışında 125.924.883 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi sadece onun hakkındaki takibin kesinleşmesini sağlar, bu durum varsa taşınmaz malikinin (3. kişi) icra takibine itiraz etmesine engel teşkil etmez.
Öte yandan yanlar arasındaki akit fesh edilmemiştir. Sözleşmenin 8. maddesinde öngörülen cezai şart akdin feshine bağlı olup talep edilemez.
Ayrıca yine sözleşmenin 1. maddesi uyarınca verilen bedelsiz ürünün bedeli de akdin feshi gerçekleşmediğinden geri istenemez.
Mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek, davalının itirazı çerçevesinde şirket borcu yönünden alınan bilirkişi raporuna göre, davacının icra takibinde kötü niyetli olmadığının kabulünde ve yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaktadır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle tarafların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, davacı vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunduğundan takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 12.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.