YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7039
KARAR NO : 2006/11999
KARAR TARİHİ : 13.12.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K…A R –
Davacı vekili, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2001/1339 esas sayılı dosyasında müvekkili şirket ile davalı arasında menkul kıymet alım satımına ilişkin sözleşmeler bulunduğunu, davalının cari hesap ekstresinden dolayı 41.826.326.230 TL borcu olduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Aynı mahkemenin 2001/1656 esas sayılı dosyasında ise yine aynı sözleşmelerden dolayı davalının müvekkiline 41.826.326.230 TL borçlu olduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bu dava 2001/1339 sayılı dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı vekilleri müvekkillerinin 08.02.2001 tarihinde verdiği GSD hisse senetlerinin satımına ilişkin emir doğrultusunda işlem yapılmadığı için borç kaydının ortaya çıktığını, davacının tek taraflı işlemlerle alacak oluşturduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, 3.383.550.084 TL üzerinden itirazın iptaline, inkar tazminatı talebinin ve birleşen davanın reddine, ancak hisse senetlerinin davacıya aidiyetine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan 12.08.2002 tarihli bilirkişi raporunda asıl davaya konu davacı zararı yönünden bir hesaplama yapılmadığı gibi bu rapora itiraz da edildiğinden 19.09.2003 tarihli ikinci bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan raporda davalının 06.02.2001 tarihinde hesabın tasfiyesini istediğinden belirtilen tarihte davacının borç tutarı 30.099.446.084 TL olduğu, buna karşılık davalı portföyündeki hisse senetleri tutarının aynı tarih itibarıyla 26.715.896.000 TL olduğu belirtilerek aradaki farkın davacı zararını oluşturacağı sonucuna varılmış ise … rapora karşı yapılan itirazlar da gözetilerek mahkemece alınan 24.03.2004 tarihli üçüncü bilirkişi raporunda davacının 28.05.2001 tarihinde temerrüde düştüğü ve Sermaye Piyasası Kurulu’ nu Ser. …: 18 tebliği gereğince temerrüt tarihi itibarıyla davacının oluşan borcu ile portföyündeki menkul değerlerin
bedeli arasındaki 11.697.465 TL farkın davacı zararı olarak talep edilebileceği kanaati açıklanmıştır.
Görüldüğü gibi bilirkişi raporlarında zararın hesaplanmasında 06.02.2001 ….05.2001 tarihlerinin esas alınması nedeniyle hesaplanan zarar miktarlarında farklılık oluşmuştur. Bu durumda mahkemece öncelikle zararın ikinci bilirkişi raporunda esas alınan 06.02.2001 tarihine göre mi yoksa üçüncü bilirkişi raporunda esas alınan 8.05.2001 tarihi itibarıyla mı hesaplanması gerektiğinin belirlenmesi gerekir. Öte yandan bilirkişi raporlarında davalının borcunun ve portföyündeki menkul kıymetlerinin değerlerinin oluşumu açıklanmadığından söz konusu raporlar bu yönden de hükme yeterli bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece öncelikle davalının 06.02.2001 tarihinde tasfiyeyi isteyip istemediği, buna göre zararın hesaplanmasının anılan tarihe göre mi yoksa temerrüt tarihine göre mi hesaplanması gerektiği üzerinde durularak ve konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine de olanak sağlayacak şekilde ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.