Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/7162 E. 2007/1169 K. 12.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7162
KARAR NO : 2007/1169
KARAR TARİHİ : 12.02.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, senedin taraflar arasında birlikte iş yapmak üzere kurulan ticari ilişki nedeniyle verildiğini, ancak daha sonra bu ortaklığın gerçekleşmediğini, bunun üzerine tarafların 23.03.2001 tarihinde imzalanan protokolle hesaplar konusunda mutabakata vardığını, yine 24.03.2001 tarihli protokolle, tarafların birbirlerinde kalmış olması muhtemel çek ve senetlerinin hükümsüz kaldığının kararlaştırıldığını, takibe konu senedin ise 15.07.1999 tanzim tarihli olup bu tarihte taraflar arasında herhangi bir mal alışverişi yapılmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Çağlayancerit Mahkemeleri’ nin yetkili olduğunu, davaya dayanak yapılan protokolde müvekkilinin taraf olmadığı gibi imzasının da bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, taraflar arasındaki 24.03.2001 tarihli protokolde sözleşme taraflarının birbirlerinde kalmış olması muhtemel çek ve senetlerin tahsile konulmaksızın iade edileceğinin öngörüldüğünü, bonoda malen kaydı olup davalı yanın mal alışverişini ticari defterleriyle ispatlayamadığı, yemin deliline de dayanılmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, takibe konu 16.260.764.361 TL bedelli bononun iptaliyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının ikametgahı Kahramanmaraş Mahkemeleri’ nin de yetkili olmasına ve davacı şirketin yetkili temsilcisi ile davalı şirket yetkilisi Hüseyin Akpınar arasında düzenlenen 23.03.2001 tarihli “mutabakat” başlıklı belge ile taraflar arasında ticari ilişkinin sona erdiğinin anlaşılmasına, bu mutabakata ek 24.03.2001 tarihli belgenin 3. maddesi ile de taraflar arasında 23.03.2001 tarihinde imzalanan protokolde yer almamasına rağmen tarafların birbirinde kalmış olması muhtemel çek ve senetlerin tahsile konulmaksızın iade edileceğinin kararlaştırılmasına, davalının taraflar arasında başka bir ticari ilişki bulunduğunu va dava konusu senedin bu nedenle verildiğini kanıtlayamamış bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayın özelliğine göre, davalının icra takibine girişmekte haksız olmakla birlikte kötüniyetli oldukları kabul edilemeyeceği gözetilmeden tazminatla sorumlu tutulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.