YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7324
KARAR NO : 2006/10201
KARAR TARİHİ : 02.11.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının alacağının muvazaalı olduğunu, borçlunun mal beyanı olarak müvekkilinin alacağı için ihtiyaten haczedilen taşınmazı gösterdiğini; davalı yanın takibine dayanak kıldığı 880.000,-YTL. tutarlı çekin kendilerinin ihtiyati haczinden sonraki bir tarihte keşide edildiğini, taşınmazın da ihale sonucunda borçlunun kızına satıldığını; tarafların tacir olduğunu ve ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin bedeli paylaşıma konu taşınmazı satın almaya karar vererek borçlu …’a 100.000,-USD ön ödeme yaptığını, bakiyenin tapuda verileceğinin kararlaştırıldığını; devir için tapuya gidildiğinde taşınmaz üzerinde … AŞ. lehine tesis edilmiş bir ipotek olduğunun görüldüğünü, bunun üzerine müvekkilinin satıştan vazgeçtiğini, ne var ki borçlunun ön ödeme tutarını iade edemediğini, ayrıca bakiye satış bedelini ödemesi durumunda ipoteği kaldırma sözü verdiğini ve müvekkilinin de bu teklifi makul görerek kabul ettiğini, 13.03.2001 tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini; bu tarihte davacının henüz bir takibinin bulunmadığını; müvekkilinin belirsizlikten rahatsız olması üzerine borçlunun tapunun devredilememesi ihtimaline binaen aldığı paranın bütün zararları ile birlikte geri ödemeyi taahhüt ederek takip konusu çeki verdiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuş; karşılık davada ise davacının müvekkili ile sıra cetveline itiraz etmemek konusunda anlaştığını ancak davacı yanın alacağının muvazaalı olduğunu, davacı-karşı davalının iki yıl bekledikten sonra müvekkilinin takibe girişeceği sırada alacağını tahsile kalkışmasının muvazaayı gösterdiğini, davacının dava açabilmek için geçerli bir alacağı olması gerektiğini, bu bakımdan aktif dava ehliyetinin de bulunmadığını ileri sürerek davalıya ayrılan payın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, ispat yükü üzerinde bulunan davalının 230.000,-YTL. ödeme karşılığında nasıl bir zarara uğradığı ve bunun ne şekilde 880.000,-YTL.ye ulaştığını ispatlayamadığı, her iki alacağın ayrı ayrı sıra cetveline alındığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve davalının sıra cetveline yazılan alacağının cetvelden çıkartılmasına, karşılık davanın ise İcra ve İflas Kanunu’nun 142 nci maddede belirtilen yasal 7 günlük süreden sonra açılması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 204 ve 205 nci maddesindeki şartların bulunmaması karşısında reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle yasal süresinden sonra sıra cetveline itiraz istemi ile açılan karşılık davanın reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışından bulunan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ile dava dışı borçlu arasında 13.03.2001 tarihinde noterde yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davalının borçluya 230.000,-YTL. verdiği sabittir. Davalı bu alacağın ne şekilde 880.000,-YTL.’ye ulaştığını ispatlayamamışsa da, ihtilafsız bulunan alacak kısmının, taşınmazın satışı tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte sıra cetveline alınmasına karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.