YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/739
KARAR NO : 2006/2290
KARAR TARİHİ : 09.03.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır.
Davalı vekili müvekkilinin dava dışı borçluya harici sözleşme ile ticari araç sattığını, ticari araç belgesi alınamadığından noter satışının yapılamadığını ve bedel mukabili verilen bononun takiben konulduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; ticari araç belgesi alınması konusunda herhangi bir kısıtlama bulunmadığı ve başka delillerle doğrulanmadıkça bononun tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yetmeyeceği gerekçesiyle davalı alacağının geçersiz olduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ibraz edilen satım sözleşmesinin, şekle bağlı sözleşmeleri konu alan taahhütleri de aynı şekilde yapılmasını öngören Borçlar Kanunu’nun 22 nci maddesi uyarınca hükme esas alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Muvazaa iddiasına dayanan sıra cetveline itiraz davalarının kabulü halinde, kural olarak sıra cetvelinin veya davalı alacağının iptaline değil, davalıya isabet eden paydan öncelikle davacı alacağının ödenmesine karar verilmek gerekir. Davacı yan da dilekçesinde davalıya ayrılan paydan öncelikle kendi alacaklarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece kurulan hükümde “davalının alacağının gerçek alacak olmadığının tesbitine” karar verilmiştir. Bu durumda bir yandan dava dışı borçlunun hukuki durumunu etkiler şekilde hüküm kurulmuş, öte yandan da davacının talebi dışına çıkılarak karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74 ncü maddesine aykırı kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.