YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7684
KARAR NO : 2006/10569
KARAR TARİHİ : 10.11.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin alacağına karşılık ciro yoluyla dava dışı …’ten devraldığı iki adet toplam 5.420.000.000.TL: lik çek bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, … bölümü itirazında bulunarak esasa ilişkin cevap bildirmemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre toplam 5.420.000.000.TL: lik iki adet çek bedelinin davacı alacaklıya ödenmediği, çek tarihlerine göre faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kısmen iptaliyle takibin 5.420.000.000.TL. asıl alacak üzerinden devamına alacağın 2.420.000.000.TL. sına 21.11.2001 tarihinden 3.000.000.000.TL. sına 12.12.2001 tarihinden itibaren %55 faiz uygulanmasına, davalının %40 tazminattan sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının imzası inkar edilmeyen ve süresinde ibraz edilmemiş olan çeklerle ilgili olarak TTK.’nun 644. maddesi hükmü gereğince sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı alacaklı, takibinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz de talep etmiş ise de, davalı borçluya takipten önce BK.’nun 101.maddesi hükmü gereğince temerrüde düşürdüğünü kanıtlayamamıştır. Bu durumda davalının takiple temerrüde düştüğü kabul edilerek işlemiş faiz talebinin reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, takip talebindeki faiz oranı saptanarak takipten sonra bu oran ve değişen oranlar gözetilerek talep edilen %84 oranını aşmamak kaydıyla asıl alacağa faiz yürütülecek şekilde hüküm kurulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.