Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/7732 E. 2007/1604 K. 22.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7732
KARAR NO : 2007/1604
KARAR TARİHİ : 22.02.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı tarafından ihtiyati hacze konu yapılan bonodan dolayı müvekkilinin borcu bulunmadığını, bonodaki imzanın şirket temsilcisi …’in eli mahsulü olmadığını, …’in çek defteri ile ortadan kaybolduktan sonra şirketi gereksiz olarak borçlandırmış olabileceğini, çek yapraklarının davalının kardeşi … ve … tarafından götürüldüğünü, borcun hayali olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, senetteki imzanın davacı şirket temsilcisi …’e ait olduğunu, şirket temsilcisinin şirket borçlarını ödemek için aldığı borç paraya karşılık dava konusu senedin verildiğini, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakatları olmadığını, senedin tanzim tarihinde …’in şirketi tek başına temsil yetkisi bulunduğunu, davalının kardeşi …’ün kaybolmadığını, davacı şirket tarafından işten çıkarıldığını, davacı defterlerinin davalının tacir olmaması nedeniyle lehine delil olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalının kardeşi aleyhine davacı şirketteki hizmetini kötüye kullandığı gerekçesiyle ceza davası açıldığı, senedi imzalayan …’in aramalara rağmen bulunamadığı, senet karşılığında şirkete nakit veya mal girişi olmadığı gerekçesiyle davacının dava konusu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın % 40’ı tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı takip ve dava konusu senedin şirket borçlarını ödemek için verilen para karşılığında düzenlendiğini belirtmiştir. Davacı senedin düzenlenme tarihinde yetkili olan kişinin yetkisi kalktıktan sonra düzenlendiğini ve senedi düzenleyenle davalı ve kardeşi arasında işbirliği bulunduğunu kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece ceza mahkemesindeki davanın bu davaya etkisi üzerinde durulup, toplanan tüm deliller değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.