Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/8100 E. 2007/1608 K. 22.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8100
KARAR NO : 2007/1608
KARAR TARİHİ : 22.02.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av. … ile davalı …Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkili şirketleri temsil yetkisi bulunan …’nun 26.6.2003 tarihinde hisselerini satarak ayrıldığını, temsilcinin imzaladığı 4 adet bononun daha sonra takip konusu yapıldığını, müvekkili şirketlerin bu senetlerden dolayı borcu bulunmadığını, senetlerin şirket kayıtlarında yer almadığını ileri sürerek 2004/3171 sayılı dosyadan takip konusu yapılan 1.000.000 Euro bedelli senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, senedi davacı şirketler adına imzalayan …nun senetlerin tanzim tarihinde yetkili temsici olduğunu, temsilciye verilen borç paralar karşılığında senetlerin düzenlendiğini, şirket kayıtlarında yer almamasının alacağın bulunmadığı anlamına gelmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı şirketler ile davalı arasında alacak borç ilişkisi bulunmadığı, şirketlerin kayıtlarında dava konusu bononun yer almadığı, bonoyu imzalayan temsilcinin şirketlerdeki hisselerini devredip ayrıldığı, davalının paraları şirketlere değil şirket temsilcisine verdiği, bu nedenle şirketlerinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacıların dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı hakkında İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/161 Esas sayılı dosyasında ceza davası açıldığı ve dava sonucunda verilecek kararın bu davayı etkileyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacılardan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.