YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8152
KARAR NO : 2007/1936
KARAR TARİHİ : 01.03.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmesinde davalının kefil olarak imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip ihtarname keşide edildiği ve takibe geçildiği ancak itiraz nedeni ile takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kefil olup, davacı bankanın faiz isteyebilmesi için müvekkilini temerrüde düşürmesi gerektiğini, talep edilen faizin de çok fahiş olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı ile dava dışı satıcı arasında imzalanan kredi sözleşmesinde davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu ve davalının bu sıfatla davacı bankaya karşı sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı yararına % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan 10.06.1997 tarihli ” Bireysel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi” başlıklı sözleşmede davalının kefil sıfatı ile imzası bulunmaktadır. Kural olarak kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Somut olayda kefalet limiti 500.000.000 TL olup, davalı kefilin takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğü ve icra dosyasına 09.06.1999 tarihinde 585.000.000 TL yatırdığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, açıklanan ilkeler doğrultusunda davalı kefilin takip tarihi itibari ile sorumluluğu belirlenip, davalının takipten sonra icra dosyasına yatırdığı bedel’ de gözönüne alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.