YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8180
KARAR NO : 2007/1944
KARAR TARİHİ : 01.03.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının iki ayrı bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı alıp, daha sonra müvekkili şirket aleyhine takibe geçtiğini, takip dayanağı olan bonolardan 42.000.-Euro bedelli olan bononun müvekkili tarafından tanzim edilip imzalanmadığını, icra hakimliğinde imzaya itiraz ettiklerini, takip dayanağı diğer 39.100.-Euro bedelli bononun ise teminat amaçlı düzenlendiğini, bu hususun bononun arkasına şerh edildiğini ve bononun teminat işlevinin bittiğini ve müvekkili şirket ortaklarından dava dışı …’e iade edildiğini, ancak bu kişinin bu bonoyu müvekkili şirkete iade etmeyip elinde tuttuğunu, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını öne sürerek müvekkilinin 39.100.-Euro bedelli bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu senedin teminat amaçlı olarak verildiğini HUMK-290. maddesi uyarınca yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin senedi ciro yolu ile iktisap eden iyiniyetli hamil olduğunu, senedin nakten kayıtla düzenlendiğini öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının dava konusu bononun dava dışı HD-CO BUA şirketi ile yapılan anlaşma uyarınca alıcı firmaya gönderilecek malın teminatı olarak düzenlendiğini ileri sürdüğü, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu mal sevkiyatının akreditif karşılığı gerçekleştiğinin saptandığı, bu durumda davacının böyle bir bonoyu teminat amaçlı keşide etmesi için geçerli bir nedeni olmadığı, akreditifli satışta vesaik mukabili olarak işlem yapmasının mümkün olduğu, davacının senedin teminat amaçlı olduğunu, HUMK-290. maddesi uyarınca yazılı delille ispat edemediği gerekçesi ile davanın ve tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, İİK-72/4. maddesi uyarınca, davanın davalı alacaklı lehine sonuçlanması halinde, alacaklı ihtiyati tedbir dolayısı ile alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Hal böyle olunca, somut olayda ihtiyati tedbir kararı nedeni ile davalı alacaklının alacağına geç ulaşmasından dolayı lehine tazminata karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde tazminat talebinin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.