YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8221
KARAR NO : 2007/2218
KARAR TARİHİ : 08.03.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davacı …’un vasisi olduğunu, … aleyhinde davalı tarafından takibe geçildiğini oysa bu kişinin yaşlı bir insan olup mahkeme kararı ile hacir altına alındığını, böyle bir borç senedi vermesinin mümkün olmadığını belirterek … ‘un davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının senede karşı olan iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, senedin tanzim tarihi itibari ile …’un hacir altında bulunmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yargılamanın devamı sırasında muris … vefat etmiş mirasçıları davacı sıfatı ile davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda Muris …’un 1991 yılında felç geçirdiği bu nedenle akli dengesini kısmen kaybettiği ve 1999 yılında kendisine vasi tayin edildiği, sağlık ocağı tarafından verilen 21.7.1997 tarihli raporda …’un akli melekelerinin yerinde olduğu belirtilmiş ise de, bu raporun uzman hekim tarafından verilmediği, daha sonra alınan Sağlık kurulu raporunda …’un akli melekelerininin yerinde olmadığının tespit edildiği, …’a vasi tayin edilen …’in senet alacaklısı … ile yakın arkadaş hatta suç ortaklığı yaptığı, senetin …’un rızası ile düzenlenmediğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senet 4.3.1997 tanzim tarihli olup dosyaya sunulan Denizli ili Sarayköy Merkez Sağlık ocağından alınan raporda senet borçlusu …’un akli melekelerinin yerinde olduğu belirtilmiş, adı geçenin vasi tayini dosyasında alınan Denizli Devlet Hastanesi tarafından verilen 4.2.1999 tarihli Sağlık Ocağı raporunda ise …’un hukuki tasarrufta bulunabilecek yeterlikte olmadığı ifade edilmiştir. Hal böyle olunca, senet borçlusu müteveffa …’un senetin tanzim tarihi itibari ile hukuki ehliyetine haiz olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu başkanlığından rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 8.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.