Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/8314 E. 2006/10502 K. 09.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8314
KARAR NO : 2006/10502
KARAR TARİHİ : 09.11.2006

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili kurum ile davadışı asıl borçlu arasında enerji bedeli alacağı ile ilgili akdedilen taksitlendirme kapsamında düzenlenen bonoda davalının kefil olarak imzasının bulunduğu, borcun ödenmemesi üzerine girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun teminat amaçlı düzenlendiğini,icra takibine konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.5.2005 gün 2004/10944-2005/5818 sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece Dairemiz Bozma ilamına karşı direnme kararı verilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 3.5.2006 gün 2006/19-260-251 sayılı kararı ile yerel mahkemenin direnme kararı bozulmuş, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere,delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 3.5.2006 gün ve 2006/19-260, 2006/251 sayılı kararında da vurgulandığı gibi,davacı alacaklının takip dayanağı yapabileceği güçteki belgeye takipte dayanmayıp takip borçlusu ile ilgili olmayan belgelere dayanıp, itirazın iptali davasında ise davalının imzasının bulunduğu bonoya dayanması hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğurur. Bu durumda mahkemece İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı davacı aleyhine tazminata karar verilmemesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.