Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/8385 E. 2007/7002 K. 03.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8385
KARAR NO : 2007/7002
KARAR TARİHİ : 03.07.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin su faturalarını kontör sistemiyle peşin ödemekteyken davalı kurumun haksız olarak geçmişe yönelik kullanım bedeli olarak 5.598.000.000.TL’lık fatura tahakkuk ettiğini ileri sürmüş ve müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1.1.2002 tarihinde bilgisayar sisteminden KSU bedelinin ilgili yönetim kurulu kararı ile kaldırılmasından sonra zaruri olarak meydana gelen arıza sonucu kartlara kontör yüklemesi yapılırken yönetmelikteki esaslara göre kademeli yükleme yapılamadığını bu nedenle sayaçların 2.kademeye geçemediğini ve tüketimin 1.kademe birim fiyatına göre tahakkuk ettiğini, hatanın 2003 yılı başında düzeltildiğini, eksik tahakkuk nedeniyle kademe fark faturası tanzim edildiğini, olayda abonelerin hatası söz konusu olmadığı için gecikme cezasız taksitlendirme kolaylığı getirildiğini, davacının kontör bedelini peşin almasının idarenin fiyat tarifesine göre hatalı tahakkukları düzeltme hakkını ortadan kaldırmayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece her ne kadar olayda davacının bir kusurunun olmadığı belirlenmiş ise de su bedelinin kusur esasına göre ödenmediği, önceden kontör sistemine göre verilen ve sarf edilen suyun sonradan asıl kullanma karşılığı olarak tespit edilen bedelinden davacının sorumlu olduğu bilirkişi raporunda borç miktarı 5.440.502.298.TL olarak belirlenmesine yani 157.497.702.TL borcun bulunmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen bu dava tamamen ve hiç borcun olmadığı şeklinde açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının su abonesidir. Abonelik ilişkisinde önceleri kullanılan su bedeli fatura edilip aboneye tebliğ edildikten sonra tahsil edilmekteyken sonradan kontörlü sayaç sistemine geçilmiş ve abone kontör bedelini peşinen ödeyip kartına yükledikten sonra suyu kullanma durumuna geçmiştir. Davalı idarenin bu şekildeki sistem değişikliğine rağmen eski tarifeyi uygulaması doğru olmadığı gibi esasen davacı bedelini peşin ödemek suretiyle kontör yüklü kartını alıp kullandığına ve böylece taraflar edimlerini karşılıklı olarak ifa ettiklerine göre Dairemizin 13.2.2007 tarih 2006/7364 Esas, 2007/1228 Karar sayılı kararında da benimsendiği gibi davalının sonradan fark faturası düzenlemesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.7 .2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, davalı idarenin kartlı sisteme geçen abonelerine bilgisayara yapılan hatalı yükleme sonucu çıkardığı fiyat farkı faturasından ötürü davacının borçlu olunmadığına ilişkin olarak açtığı menfi tesbit davasıdır.
Davalı idare, 2002 yılından itibaren KSUB’u kaldırıp yerine kartlı sisteme geçtiğini,ancak bilgisayar sisteminden kaynaklanan hata nedeniyle abonelerine en düşük birim fiyatı olan birinci kademe fiyatından hesaplama yapıldığını, bunun sonucu olarak abonelerinin aldıkları kontur bedellerinden fazla su kullandıklarının belirlenmesi üzerine, eksik tahakkuk miktarının tahsili için ek fatura tanzim edildiğini, abonelerinin olayda kusurlarının bulunmaması nedeniyle gecikme faizi ve cezası tahakkuk ettirilmeyip, fatura bedelinin taksite bağlandığını, bu bakımdan yersiz açılan davanın reddini istemiştir.
Davaya konu alacağa ait su sayacındaki ilk endeks 17.02.2002 tarihi itibarıyla 8136 metre küp, son endeks ise 02.01.2003 tarihinde 12266 metre küp olup, her iki okuma endeksi arasındaki su tüketimi 4130 metre küptür.Bu miktarın, kademeli su tarifesinde ilk dilim için, su harcanması durumunda,bir kontur karşılığı 1.45 metre küp su alınabilmekte, sonraki kademelerde ise, bir kontör karşılığı bir metre küp su alınabilmektedir.Kademeli su tarifesinin uygulanmaya başlanmasıyla birlikte davalı idarece çıkartılıp yürürlüğe konan ve dosyaya ibraz edilen kademeli fiyat listesi dikkate alındığında,kullanılan suyun parasal karşılığı 18.122.039.411 TL tutmakta olup davacının aynı dönem için aldığı toplam kontur miktarı ise,2838 metre küp olup 12.681.537.113 TL’nı karşılamaktadır. Bu durumda; bilgisayara yapılan hatalı yükleme sonucu davacının borçlu olduğu bedelin 5.440.502.298 TL olduğu bilirkişi raporu ile de belirlenmiştir.
Sözleşme yapılırken tarafların iç iradeleriyle,açıklanan iradeleri arasındaki ve bilmeyerek yapılan uyumsuzluk olarak tanımlanan hatanın, esaslı hata olarak kabul edilebilmesi için uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa kabul gören düşünce,hem yanılgıya düşen taraf yönünden (sübjektif unsur),hem de iş hayatındaki dürüstlük kuralları (objektif unsur)açısından hataya düşülmeseydi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağıdır. Bu koşulların varlığı halinde,hataya düşen taraf,sözleşmeyi geçersiz saymaktansa sözleşmenin kuruluş amacına uygun hale dönüştürmek yolunu tercih etmelidir.(Y1HD.13.10.1998,1998/8883-10383 sayılı karar gerekçesinden )
Kamu hizmeti yürüten davalı kurum abonelerine aradaki sözleşme hükümlerine göre su satışı yapmakta olup, sözleşme hükümleri uyarınca hazırlanan su tarifesini bilgisayara hatalı yükleme ile esaslı hata yapmış ve bunun sonucu olarak da davacı aldığı kontörle kullanması gereken sudan fazla miktarda suyu bedel ödemeden kullanmış duruma geçmiştir.
Davacının kartına belli miktarda konturu yüklemiş olması davacının davalı kurum ile yapmış olduğu abonelik sözleşmesinin göz ardı edilmesini gerektirmez. Davacı abonelik sözleşmesine dayanan ve hatalı yüklenen bilgisayar programı sonucu aldığı konturdan fazla su kullandığı anlaşılmış bu suretle sebepsiz zenginleşmiştir.
Kontör kartı aradaki abonelik sözleşmesine dayandığından alınan kontörü BK’nun 182. maddesi uyarınca “olay tarihindeki yürürlükte bulunan su tarifesi gereğince alması gereken su miktarı ile geçerli “ olarak kabul etmek gerekir.Kademeli su tarifesi yönetmeliğine göre parasını ödemediği halde, kullandığı 1282 metreküp su miktarı karşılığı 5.440.502.298 TL ile ilgili ek tahakkuk faturası hakkında peşin ödeme kuralını uygulamak yasal olarak da mümkün değildir.Bunu ileri sürmek TMK’nun 2. maddesindeki iyi niyet kuralları ile de bağdaşmaz. Davacı esaslı hataya dayanan davasını BK’nun 31.maddesinde belirtilen sürede de açmış bulunmaktadır. Belirtilen nedenler karşısında davacının davası yerinde değildir.Bu bakımdan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.Ancak; davacının bilirkişi raporu ile belirtilen 157.497.702 TL ‘sından borçlu olmadığının belirlenmesine rağmen mahkemece, açılan davanın tamamen reddedilmesini doğru bulmadığımızdan yerel mahkeme kararının belirtilen yönle sınırlı olarak bozulması gerektiği görüşündeyiz.