YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8537
KARAR NO : 2007/2180
KARAR TARİHİ : 08.03.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılardan M…. vek.Av. … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …Ş.’nin müvekkili bankadan 23.2.2000 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandığını, diğer davalıların kredi sözleşmelerinin kefili olduğunu, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle 15.3.2001 tarihinde hesabın katedildiğini, ihtardan olumlu sonuç alınamaması üzerine başlatılan takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … … vekili cevabında müvekkilinin kredi sözleşmesine kefil olmadığını, azami sınır içermeyen kefaletnamenin geçersiz bulunduğunu, tasdik edilmeyen çıkıntıyı taşıyan belgenin yok hükmünde sayılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalı … ’nin kefil olma iradesinin bulunmadığını, bankanın iç yazışmalarından … ’nin kefil olarak isminin geçmediği, diğer davalıların itirazının kısmen haksız olduğu gerekçesiyle … hakkındaki davanın reddine, diğer davalıların itirazının iptaline, takibin 8.039.392.80 YTL. üzerinden devamına, anaparaya takip tarihinden itibaren %113 faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bankanın bilirkişi incelemesi sonucu saptanan faiz oranına itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı … ’nin geçerli bir kefaleti bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK’nun 298. maddesine göre senette mevcut bulunan çıkıntı ve silinti ayrıca tasdik edilmemişse inkar halinde yok sayılır. Kredi sözleşmesinde boş bırakılan kefalet limitinin sözleşme yapılırken el yazısı veya daktilo ile doldurulması geçerlidir. Somut olayda kredi sözleşmesinde yer alan boşluk daktilo ile doldurulmuş olup bu işlemde HUMK.’nun 298. maddesine aykırı bir durum mevcut değildir.
Davacı bankadan kredi kullanan şirket ve diğer kefillerin kredi talebi üzerine şubenin teklif yazısında M…. ‘nin isminin yer almaması daha sonra düzenlenen kredi sözleşmesini kefil olarak imzalaması halinde önemli değildir.
Davalı kredi sözleşmesinin son sayfasında “ müşterek borçlu ve müteselsil kefalet ve garanti şerhi” başlıklı metinde isminin bulunduğu yerin altını imzalamıştır. Bu işlem davalının kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğunu göstermektedir. Mahkemece bu yönler gözetilerek kefilin sorumlu olduğu miktar saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.