YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/87
KARAR NO : 2006/2727
KARAR TARİHİ : 17.03.2006
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, faturaya dayalı alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, fatura bedelinin tamamen ödendiğini, davacının para makbuzlarının muhasebede olduğunu, daha sonra vereceğini söylemesine rağmen makbuz vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının defter kayıtlarında taraflar arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığı, sözleşmenin davacının temsilcisi olduğu ticari şirketle yapıldığı, davacının ticari defterine kaydettiği alacağın da bu şirket ile ilgili borç niteliğinde olduğu, faturanın karşı tarafa tebliğ edilmediği, malların kime teslim edildiğinin belli olmadığı ve teslim hususu ispat edilmediğinden faturanın tek başına delil olamayacağı, davalı defterlerinde dava konusu fatura ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, gerek takibe itirazında gerekse dava dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinde akdi ilişkiyi inkar etmemiş, dava konusu fatura bedelini ödediğini savunmuştur. Duruşma sırasında da bu savunma ile ilgili olarak yemin teklif ettiğini bildirmiştir. Ancak, bilirkişi raporu alındıktan sonra bu savunmayı değiştirmiş ve davacıdan herhangi bir mal almadığını beyan etmiştir. Ne varki davacı, davalının savunmasını değiştirmesine muvafakat etmemiştir.
Bu durumda mahkemece, savunmanın değiştirilmesi yasağı gözetilerek davalının ödeme savunmasını kanıtlamakla yükümlü olması nedeniyle kendisinden bu savunma ile ilgili delilleri sorulup, delilleri toplandıktan sonra birlikte değerlendirilip, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin tayinin de yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.