YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9059
KARAR NO : 2007/1662
KARAR TARİHİ : 23.02.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, alacaklı İktisat Bankası T.A.Ş ile davacılar arasında imzalanan 2.11.1998 tarihli protokol gereğince alacaklı bankanın müvekkilleri hakkında yürüttüğü takipten feragat ederek bu dosyadan hiçbir haklarının kalmadığını kabul ettiklerini ve icra takip dosyasından yapılan tüm işlemlerin durdurulduğunu, hacizlerin kaldırıldığını ancak alacaklı bankanın BDDK tarafından TMSF kapsamına alınmasından sonra protokolün yok sayılarak icra takibine kaldığı yerden devam edilip, yeniden haciz işlemlerinin yürütüldüğünü bunun üzerine protokol ile icra dosyasına müracaat edilmesine rağmen protokolün kabul edilmediğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tesbiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıların bankaca ibra edildiklerine dair ibraz ettikleri belgede bankaya ait kaşe bulunmadığını bu nedenle protokolün geçerli olmadağını, protokolün geçerliliği kabul edilse dahi davacıların müvekkili bankaya yöneltecekleri tazminat ve diğer haklarını ortadan kaldıran nitelikte olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece protokolün borçlular ile alacaklıyı temsilen takip talebinde bulunan alacaklı vekili arasında düzenlendiği ve bu kapsamda hacizlerin fekedilmesi suretiyle davacıların borç konusunda ibra edildiği ve bankanın bu protokol ile davacılardan hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını beyan etmesi karsışında protokolün geçersizliğinden sözedilemeyeceği , protokol ile davacıların ibra edildiği, davalı tarafça yürütülen icra takip dosyası ile davacılardan bir hak talebinde bulunulamayacağı, protokolün sonradan ortaya çıkması suretiyle davalının takipte kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 23.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.