Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/9730 E. 2007/2899 K. 26.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9730
KARAR NO : 2007/2899
KARAR TARİHİ : 26.03.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen alacak- ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av. … gelmiş, davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, başlangıcı 15.11.1999 olan ve 31.12.2003 tarihinde sona erecek sözleşme ile davalıya ait ürünlerin “ Akdeniz ve Ege bölgesinde tek satıcı olduklarını , davalının ödemede bulunmalarına rağmen 15.10.2001 tarihinden sonra mal göndermediğini, ayrıca tek satıcısı oldukları bölgeye doğrudan satışlara başlayarak akdi ihlal ettiğini, davalının bu davranışı ile müvekkilini zarara uğrattığını, bunun üzerine akdi 1.4.2002 tarihli ihtar ile fesih ettiklerini iddia ederek kar kaybı ayıplı çıkan malların bedeli karşılanmayan siparişler için yapılan ödeme toplamı 39.687.YTL ile 16.679 YTL cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davası ile de teminat olarak verilen ipoteğin fekkini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı tarafından verilen siparişlerin tamamının karşılandığını, akde aykırı davrananın davacı olup, başka firmalara ait ürünleri sattığının tesbit edildiğini, fazla bir ödeme olmadığı gibi, halen alacaklı olduklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı taraf davalıya fazla ödemede bulunduğunu kanıtlayamadığı 15.10.2001 belge içeriğine göre de davalının alacaklı olduğu, bu nedenle akdi fesihte davalının haklı bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, davalının alacaklı olduğu miktarı kanıtlayamadığı gerekçesiyle de birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının davalıya fazla ödemede bulunduğunun ve akdin davalı yanca ihlal edildiğinin kanıtlanamamış olmasına göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında 53.412 YTL mal alımı yapıldığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Bu durumda bu miktarın ödendiğinin ispatı davacıya aittir. Mal bedelinin tamamının ödendiği kanıtlanmadan teminat olarak verilen ipotek fek edilemez.
Bu durumda mahkemece davacıya satın aldığı malın bedelinin ödenmesine ilişkin delilleri sorulup, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak denetime elverişli rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, birleşen davada ipoteğin fekkine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün birleşen dava yönünden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.