Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/9843 E. 2007/2922 K. 26.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9843
KARAR NO : 2007/2922
KARAR TARİHİ : 26.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince duruşmasız, davacılar vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de tebligat gideri olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine senede dayalı takip başlattığını, senetlerde borçlu olarak müvekkillerinin murisi … ‘ın gözüktüğünü, davalının adı geçenin kiracısı olup, bu kadar borç para verecek düzeyde maddi durumunun olmadığını, senetlerdeki imzanın murisin eli ürünü olmayıp senetlerin sahte olarak düzenlendiğini belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davacıların murisine para verdiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve icra Hukuk Mahkemesinde aldırılan Adli Tıp raporuna göre dava konusu senetlerde bulunan imzanın davacıların murisi … ‘a ait olduğu, davalının ekonomik durumunun iyi olduğu, davalı ile … arasında değişik şekillerde ticari ilişki bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine, davacıların mirasçılık sıfatıyla borçtan sorumlu oldukları dikkate alınarak kötüniyetli olmadıkları gerekçesiyle davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava konusu senetlerdeki imzaların murislerine ait olmadığını iddia etmişlerdir. Her ne kadar İcra Mahkemesince Adli Tıp Kurumuna yaptırılan inceleme sonucunda senetlerdeki imzaların murise ait olduğunun saptandığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, davacılar bu davada İcra Mahkemesindeki inceleme sonucuna itiraz edip talepte bulunduklarına göre imza yönünden yeniden inceleme yaptırılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.