Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/9918 E. 2007/2927 K. 26.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9918
KARAR NO : 2007/2927
KARAR TARİHİ : 26.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine çeklere dayalı olarak takip başlattığını, müvekkilinin 2002 yılının Nisan ayında 2003 yılı Aralık ayına kadar davalının bayisi olarak çalıştığını, 2004 yılı içinde davalıdan alacağı malların karşılığı olarak takibe konu çekleri davalıya verdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesine rağmen davalının çekleri iade etmediğini belirterek müvekkilinin takibe konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çeklerin nakit ihtiyacının karşılanması ve kredi için verildiğini, müvekkilinin ciranta olması nedeniyle çek bedellerini ödemek zorunda kaldığını, çeklerin bayilik ve alıverişle bir ilişkisinin bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı defterlerinde davacıdan alacak ve borç gözükmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle 35.180.00 YTL. borcunun olmadığının tespitine, davalının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu çeki ileride alacağı mallara karşılık olarak avans şeklinde verdiğini, ancak sonradan taraflar arasındaki ilişkinin sona ermesi ve mal gönderilmemesi nedeniyle karşılıksız kaldığını iddia etmiştir. Davalı ise iddianın yerinde olmadığını, anılan çeklerin çekilen kredi karşılığı verildiğini savunmuştur.
Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir.
BK 182/2 maddesi uyarınca aksine adet veya sözleşme mevcut değil ise satıcı ile alıcı borçları aynı zamanda ifa etmekle mükelleftirler. Bu durumda dava konusu çekin veresiye satışın avansı olarak verildiği yolundaki iddiasını davacının yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.3 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.