Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/10050 E. 2008/6026 K. 02.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10050
KARAR NO : 2008/6026
KARAR TARİHİ : 02.06.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 26.01.2002 tarihinde davalılardan … Ltd. Şti.’ne ait … plakalı aracı adı geçen şirketin temsilcisi diğer davalı …’den haricen satın aldığını, kat’i satışın daha sonra yapılacağının taraflarca kararlaştırıldığını, müvekkilinin önceleri davalılara ulaşamaması, sonra ise kendisinin yurtdışında olması nedeniyle kati satışın 23.08.2002 tarihine kadar yapılamadığını, davalıların aracın satışından önce 23.08.2002’de trafikten men işlemi yaptıklarını, müvekkilinin bu işlemden haberi olmadığını, yine aynı tarihte noterde aracın satışının yapıldığını, öte yandan Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/ 660 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin aracı üzerine tedbir konulduğunu, bu sebeple müvekkilinin 23.08.2002 tarihinden 24.03.2004 tarihine kadar aracı kullanamadığını, hiçbir şekilde tasarrufta bulunamadığını, müvekkiline ait aracın bu süre içerisinde iş yapamaması nedeniyle zarara uğradığını belirterek şimdilik 45.000.000.000 TL’ nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, ihtiyati tedbir kararının idari bir işlem olması nedeniyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, tedbir kararı nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalılar … Ltd. Şti ile … vekili, aracın 26.01.2002’ de satıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının aracın devrini almadan satmak istemesi nedeniyle devrin gerçekleşmediğini, davacının isteği üzerine aracın trafikten çekilmesi talebinde bulunduklarını, aracın trafikten çekildiğinin noter satış senediyle ruhsatından belli olduğunu, satıştan sonra davacının aracın devri için emniyete başvurmadığını, davalı …’ye husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı … Ltd. Şti. hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline satılan aracın trafikten men edildiğini ve ayrıca başka bir dava sebebiyle verilen ihtiyati tedbir kararına istinaden aracın müvekkili elinden alındığını ve aracı tasarruf edemediği dönem yönünden zarara uğradığını ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur. Dava dilekçesindeki bu açıklamalara göre, davacı Borçlar Kanunu’nun satımda zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanmaktadır. Anılan Yasanın 189. maddesi gereğince satıcı, satılan şeyin bir üçüncü kişi tarafından sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut bir hak sebebiyle kısmen veya tamamen zapt edilmesinden alıcıya karşı sorumlu ve zamindir. Zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak açılan davalarda B.K.’nun 125. maddesindeki on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. (Yargıtay 13. H.D.’ nin 24.11.1986 tarih, E. 4482, K. 5734 sayılı kararında da aynı zamanaşımı süresi benimsenmiştir. Bkz. Turgut Uygur- Borçlar Kanunu, Özel Borç İlişkileri, Ankara 1991, 3. Cilt, S. 311)
Bu durumda, mahkemece, yanılgılı değerlendirmeyle davanın davalı şirket bakımından zamanaşımı nedeniyle reddedilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.