Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1008 E. 2007/2778 K. 20.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1008
KARAR NO : 2007/2778
KARAR TARİHİ : 20.03.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkenin görevsizliine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili davalı … arasında satıcılık sözleşmesi yapıldığını, diğer davalı …’ün sözleşmesi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, sözleşmeye göre davalı … ’ün davacının ürettiği piliç ve piliç ürünlerini Salihli Bölgesinde müvekkili şirket adına satmayı üstlendiği, davalıların müşterilerden tahsil ettikleri parayı müvekkiline ödememeleri üzerine alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin davalıların haksız itirazları nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmeye göre müvekkillerinden … ’ün satıcı-tüccar plasiyer statüsünün bulunup davacı şirkette çalıştığını, diğer davalı … ’ün ise kefil olduğunu, 5.10.2004 tarihli mutabakatın ise davacı yanca saptırıldığını, müvekkili … ’ün mutabakatı kendisine hak ediş ödenmeyen tarihlerde, davacı şirketin talimatı ile masraf ve ücretlere mahsuben harcanan bu bedelleri, daha sonra oluşturulacak cari hesaptan düşülmek üzere kabul ettiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, satıcılık sözleşmesinin incelenmesinden davalı satıcı … ’ün davacıya ait piliçlerin davacı adına satıp davacının irsaliyeleri ile alıcısına teslim etmek ve bu irsaliyelere dayanmak suretiyle davacı tarafından düzenlenen faturalarla satışı gerçekleştirmek üzere anlaştıkları, satıcı olan davalının tüm gününü davacıya hasretmesi gerekip başka bir işle uğraşmaması gerektiği, satışlardan davalı satıcıya prim ödeme şartının bulunduğu, diğer davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, bu nedenle davacı ile davalı … arasında hizmet akti bulunduğu gerekçesiyle davaya bakma görevi iş mahkemesine ait bulunduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin konu başlıklı II.nci maddesi ve “Mali Yükümlülükler ve Mutabakatlar” başlıklı V’nci maddesinin 4’cü bendi hükmü gözetildiğinde sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan sözleşmeden doğan uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden sözleşmenin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.