Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1016 E. 2007/3373 K. 05.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1016
KARAR NO : 2007/3373
KARAR TARİHİ : 05.04.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava 1.228.561,67 YTL.lik davacı alacağının iflas masasına kaydı istemine ilişkindir.
Davalı iflas idaresi vekili dayanak çeklerin zamanaşımına uğramakla yazılı delil başlangıcı halinde dönüştüğünü, davacının taraflar arasında olduğu iddia ettiği satım ilişkisini kanıtlaması gerektiğini, salt çeklerin defterlere kaydının alacağı isbata yetmeyeceğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında süregelen bir satım ilişkisi bulunduğu, tarafların defterlerinin karşılıklı incelenmesinden davalının iflas tarihi itibariyle davacıya 749.964,56 YTL. borçlu bulunduğu ancak Borçlar Kanunu’nun 101 nci maddesine uygun bir temerrütten söz edilemeyeceği gerekçesiyle anılan tutarın masaya kaydına karar verilmiş; hüküm davalı iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kayıt kabul davalarında davacı alacaklı, kambiyo senedine bağlanmış olsa dahi alacağının varlığını ve miktarını, temel hukuki ilişkiye dayanarak ispatlamak zorundadır. Davacı yan alacağını, taraflar arasında akdedilmiş satım sözleşmesi nedeniyle düzenlendiğini iddia ettiği çeklere dayandırmıştır. Somut olayda taraflar arasında süregelen satım ilişkisi olduğu, davacı yanın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda saptanmış ise de, gerek zamanaşımına uğramış çeklerin yazılı delil başlangıcına dönüşeceği ilkesi gereği taraflar arasındaki ilişkinin diğer delillerle ispatlanması yoluna gidilmediği gibi, delil ikamesi sırasında bildirilmesine rağmen davalı defterleri üzerinde de inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı yana alacağının varlığını ve miktarını ispatlayabilmek için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 282 nci maddesinde öngörüldüğü şekilde delillerini ibraz için süre tanınmak, davalı defterleri incelenmek ve gerekirse Türk Ticaret Kanunu’nun 83 ncü maddesindeki yemin prosedürü de izlenmek suretiyle bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.